Yukarı Çık

Hayal değil gerçek-2

11 Aralık 2018 Salı 14:52:17
4964 kez okundu.

 

 

Sinem Tozun 

 

Geçen yazımdaki konum ile ilgili yazmaya devam ediyorum.

Yine aynı kurum, ben buraya huzur evlerinin staj yeri diyorum. Gerçi yaş ortalaması huzurevi sakinleri ile aynı. Buradaki insanların çoğu ön yargıları ve düşüncelerinde oluşturdukları kişi senaryoları, kurguları ile yaşıyorlar. Tahminleri tutmasa da önemi yok, onlar inandıkları gibi görüyorlar. Yerleşik düşüncelerini değiştirmek ve düzeltmek imkansız, kendi doğrularını kabul etmişler ve zorla sizi ikna etmeye çalışıyorlar.

Bir adam maddi zenginliği ile övünerek, gerçekte fakirliği yaşıyor. Mal varlığına güvenerek, kendinde kadınlara her türlü teklifi yapma hakkı görüyor. Anlattığı başka, yaşadığı başka.

Gerçek zenginliğin paylaşmak ve insan olmak olduğunu bana tekrar anımsatıyor.

Bir adam hiç evlenmemiş, 50 yaş basamağının sonunda. Hergün sadece çay içiyor ve buraya tesadüfen gelmiş 28 yaşındaki kızın peşinde. Şunu hatırlatmak isterim, kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil. Ben sadece buraya gelen kişilerin çeşitliliğini anlatıyorum. Dört, beş kişi, yaşı epey ileri adamlar bir masada bağıra bağıra artık hayal olmuş fantezilerini anlatıyorlar. Etrafta birçok kadına bu konuşmaları duyurmak onlara nasıl bir haz veriyor. Bunu sadece onlar  biliyor. Diyeceksiniz ki bu insanlardan her yerde var. Ben de diyorum ki evet her yerde rastlanır, burada ilginç olan hepsini aynı yerde görmek. Buradaki bazı kadınlar anlattığım erkeklerin kadın versiyonu. Yani sadece anlatırken erkekleri vurguladım, çünkü onlardan rahatsız oldum.

Bu kuruma gelen nadir de olsa iyiler de var. Empati kurabilen, yaşanan her şeyin sınav olduğunu bilen, bilgiye önem veren, insanları maddi durumlarına göre değerlendirmeyen, herhangi bir konuda yardımcı olmaya çalışan, dinlemeyi bilen. İnsanlığın bir bütün olduğunu, herkesin yaptığının, kendisi dahil herkesi etkilediğini bilirsek daha çok sevgi yayarsak acıları kısmen de olsa yok edebiliriz.

Sevmeye kendinizden başlayın, egoya dönüştürmeden ve herkesi sevin. Kendinizi sevmezseniz, değer vermezseniz, alamazsınız. (İnsanlara uyguladığınız davranışlara bakın). İlk başta anlattığım adam kendini sevmiyordu, başkalarına olan davranışlarını kendi de onaylamıyordu. İçinde yaşadığı çelişkiyi bizlere yansıttığı için biz de onu kendini gördüğü gibi gördük. Bu herkes için geçerli. Sen kendini nasıl görüyorsan insanlar da seni öyle görüyorlar.

İki yazımda da yer ve insanların isimlerini belirtmedim ve olanları olduğundan daha olumlu anlatmaya çalıştım. Şimdilik bu kurumda yaşananlara ara veriyorum.

Yeni yazımda görüşmek üzere sevgiler…

                      

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı