Yukarı Çık

BENDEN KÖTÜLERİ YÖNETMESİN DİYE…

5 Kasım 2018 Pazartesi 16:52:25
818 kez okundu.

               

 

                                                       

Sosyal medya bazı tarihleri hatırlamamıza aracı oluyor. 31 ekimErdal İnönü’nün (1926-2007) ölüm yıldönümüymüş, facebook’taki bazı arkadaşlarım yayınlayınca farkettim. Erdal Bey, bugüne kadar Türkiye siyasetinin içinde yer almış kişilerden galiba en fazla sempati ile baktığım isim. Çok mu başarılıydı? Elinden geleni yaptı ama başarılı olduğunu söylemek zor. Çamura bulanmış bir ortamda, dürüst yöntemler kullanıyorsanız, başarılı olma ihtimaliniz oldukça azdır. Ancak izlenen yolun amaçtan daha önemli olduğunu düşünenlerdenim. Yani onun başarısızlığı için belki de, “galiptir bu yolda mağlup” tanımı yapılabilir. Dürüstlüğüyle, mütevazılığıyla, demokrasiye olan inancıyla; örnek bir insan, örnek bir siyasetçiydi, bana göre…

                Erdal Bey bence aspergerdi (aspergersendromu, otizm spektrumunun içinde yer alan psikolojik bir olgu ve sanıyorum insanoğlunun geleceğini temsil ediyor, günümüzde sayıları hızla artan aspergerler, zor bir öncü rol üstlenmiş durumdalar, bence). Bu yüzden son derece zeki, son derece dürüst, son derece açık sözlü, son derece sonuç odaklıydı. Başka türlü olabilmesine zaten zihni izin vermiyordu…

                Aynı nedenle, aşırılıklardan, fonksiyonel olmayan işlerden hoşlanmıyordu. Omuzlarda taşınmayı hiç sevmezdi, paltosunun tutulmasından, çantasının taşınmasından hoşlanmazdı. Başbakan yardımcısıyken dahi arabası kırmızı ışıkta duruyordu… Çünkü onun zihin yapısındaki insanlar için kurala uymak , işin çabuk bitirilmesinden de önemlidir, güvenlikten de önemlidir…

                                                                                                             ***

                Erdal İnönü’yü daha iyi tanımamızı sağlayan anılardan bazı örnekler vermek istiyorum:

Erdal Bey’e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar. Yanıtı şöyledir:
- Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!

                                                                                                              ***

ABD Büyükelçisi Ortadoğu'daki birtakım girişimlerine destek sağlamak amacıyla Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ile görüşmektedir. Girişimleri için destek talebinde bulunur fakat Erdal İnönü'den olumlu bir yanıt alamaz. Bunun üzerine Erdal İnönü'yü ikna etmek amacıyla İnönü'ye "bir varil petrolün fiyatı ne kadar biliyor musunuz?" diye sorar. Erdal İnönü kendisine şu yanıtı verir: " Siz bir varil kanın fiyatını biliyor musunuz sayın büyükelçi?" .Görüşme orada biter...

                                                                                              ***

Makam aracının önünde ve arkasında giden koruma ve yol açma amaçlı eskort araçlarını da sevemedi Erdal Bey. Arkadan gelen takip arabasının üzerinde bulunan yanar döner kırmızı mavi ışıkların söndürülmesini isterdi. Çünkü lambaların ışığı gözlüklerinde yansıyor, okumasını engelliyordu.Önde giden aracın da uyarı anonsu yapmasına izin vermezdi…

***
Körfez Krizi sırasında Saddam’la Amerikalılar’ın arası gerilmişti. Sınır komşumuzun ABD ile savaşması Türkiye’yi

sıkıntıya sokacaktı. Savaş çıkmak üzereydi. Saddam’a itidal tavsiye eden girişimler gündemdeydi. Erdal Bey bir heyetle birlikte Bağdat’a gitti. Ön odada kısa süre bekletilen SHP heyetine bir görevli protokole ilişkin Saddam’ı yüceltme amaçlı uyarılar yaptı. Bu arada “bacak bacak üstüne atmak da yok “ dedi. ”Peki“ dedi Erdal Bey, ”acaba başka hangi organımızı diğerlerinin üstüne koymamız yasak!..

                                                                                                              ***

Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey'e hitaben "ölürüm yoluna" diye haykırır. 
Erdal Bey cevap verir: Dur, ölme. Bir oy bir oydur… 

                                                                                                              ***

Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında dumanaltı olmaktan fena halde rahatsızdır. Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü:
- Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek, der. Arka sıralardan bir üye;
- Bu kararınızı oylamaya sunsak efendim, diye itiraz etmeye kalkışınca cevabı alır: 
- Antidemokratik kararlarda oylama olmaz!
                                                                                                              ***

İnönü İzmir'e mitinge gidiyordu. Uçakta İzmir milletvekili Neccar Türkcan, yanına gelerek "Efendim İzmir'de vurucu bir konuşma yapmalısınız. Yumruğunuzu da kürsüye vurun. Nasıl iktidara geleceğimizi sert bir üslupla anlatın lütfen” dedi. İnönü ise,üslubu bunları yapmaya uygun olmadığı için şu cevabı verdi:
- " Peki ben anlatırım, sonra sözü size bırakırım. Vuruculuğu ve diğer işlemleri siz yaparsınız”...
                                                                                                              ***

Gazeteci der ki:
- Sizin için Norveç’te başbakan olabilir, diyorlar.
İnönü’nün cevabı:
- Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye’de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.

                                                                                                              ***

                Evet bence de Erdal Bey Türkiye’de değil ama Norveç’de el üstünde tutulan bir siyasetçi olurdu. İstense de, istenmese de; iletişim kanallarındaki gelişmelerle gitgide küç��len dünyamızın, kısa bir süre içinde zihinsel olarak birbirine çok benzeyen insanlardan oluşma ihtimali büyük. Aspergerlerin damgalarını vuracaklarını düşündüğü bu dünyanın siyasetçileri de Erdal Bey gibi insanlar olacak. Geleceğin dünyasında Erdal Bey de, değeri bilinmemiş öncülerden biri olarak hatırlanacak sanıyorum…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı