Yukarı Çık
 
EĞİTİMDE ÇOCUK VE AİLE
14 Eylül 2018 Cuma 11:44:44
209 kez okundu.

 

 

Turgut AÇARİ

İl Müftüsü

 

Cenab-ı Allah’ın bir aileye nasib ettiği en kıymetli nimet, evlat nimetidir. Bebek, kendini çok rahat hissettiği anne karnından, bilmediği bir dünyaya geldiği için, sürekli ağlar. Buna karşılık anne ve babası ile bütün sülale çok mutludurlar. Dualar, hediyeler ve ikramlarla bu mutluluğu paylaşırlar.

Ancak çocuk o ailede bir emanettir. Birçok şeyi aile ortamında öğrenecektir. Şahsiyeti ve karakteri orada şekillenecektir. Yemeyi, konuşmayı, yürümeyi, sevmeyi ve hatta korkmayı bile o ailede öğrenecektir. Dolayısı ile çocuklarımıza karşı görev ve sorumluluklarımız vardır.

Bazı uzmanlar, çocukları muhtelif şeylere benzeterek çocuk ve aile ilişkisini daha net olarak anlatmaya çalışırlar. Bunlardan bir kaçını nakledelim.

- Çocuk, su gibidir, hangi kaba konursa onun şeklini alır.

- Çocuk, hamur gibidir, istediğiniz şekli verirsiniz.

- Çocuk, çiçek gibidir, ilgilenilmezse hemen solar

- Çocuk, hatıra defteri gibidir, ne yazılırsa onlar okunur.

- Çocuk, teyp ve kamera gibidir, gördüğü ve duyduğu her şeyi kaydeder.

Bu gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür, fakat çocuğun da bir insan olduğu asla unutulmamalıdır. Çocuklar, kendine bir örnek seçip, ona benzemeye çalışırlar. Bu örnek öncelikle aileden biri olur. Eğer aileden iyi bir örnek bulamazsa ve ilgi de göremezse, o zaman dışarıdan birine benzemeye çalışır. Son zamanlarda TV ve internet sayesinde çocukların çevresi çok genişlediğinden, sanatçı, sporcu veya şarkıcı gibi meşhur birine benzemeye de çalışabilirler.

Şayet ailede kötü söz, davranış ve alışkanlıklar varsa, çocukların bu yanlışlıklara alışması çok daha kolay ve de çok çabuk olur. Bu nedenle aileler çocuklarına güzel örnek olmak, onlarla yakından ilgilenmek, gereken sevgi ve şefkati de göstermek durumundadırlar. Aksi takdirde ne olduğunu ve ne zaman büyüdüklerini anlamadan, genç bir birey oluverecekler, anne ve babaların, “eyvah” demeleri artık fayda vermeyecektir.

Çocukların eğitimine çok erken başlanması gerektiği konusunda uzmanların hepsi müttefiktirler. Bir konferansta cereyan eden küçük bir diyalog, bu konuda önemli ipucu vermektedir. Dinleyici anne, konferansçı uzmana soruyor: “Çocukların eğitimine kaç yaşında başlayalım?” Konferansçı, çocuğun beş yaşında olduğunu öğrendikten sonra şu cevabı veriyor: “Çocuğunuzun eğitimine tam beş yıl geç kalmışsınız”. Bu ufak diyalog sayesinde, çocukların eğitimine doğumla birlikte başlanması gerektiğini öğrenmiş oluyoruz.

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) kendi çocukları, torunları ve bütün çocuklar için dua eder, onlara selam verir ve yakından ilgilenirdi. Bir dizine torunu Hasan’ı öbür dizine de Üsame’yi oturtup: “Ben bu iki çocuğu çok seviyor ve merhamet ediyorum. Allah’ım, sen de onlara merhamet et” diye dua ederdi. Ayrıca; “Anne babaların çocuklarına duası, peygamberlerin ümmetine duası gibi makbuldür” buyurarak, bizlere güzel bir yol öğretmiştir.

Bizler çocuklarımıza eğitim başta olmak üzere her şeyin en iyisini verelim; sonra da onlardan faydalı ve başarılı bir evlat olmalarını bekleyelim. Eğer hayırlı bir evlat yetiştirirsek, kıyamete kadar bize sevap yazılmaya devam edecektir. Çocuklarımızın hayrını görebilmek dileğiyle…

 

    

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı