Yukarı Çık
BİZE MELEKLEŞME FIRSATI SUNAN AY RAMAZAN
17 Mayıs 2018 Perşembe 13:12:26
69 kez okundu.

 

 

Turgut AÇARİ

İl Müftüsü

 

            İnsan aklı ve nefsi olan bir canlıdır. Kendine has özellikleri, ihtiyaçları ve istekleri vardır. Melekler ise, nurdan yaratılmışlardır. Bir şey yeme, içme ve şehevi arzuları yoktur. Günah işlemezler, uyumazlar ve yorulmazlar. Melekler, Allahın verdiği görevleri noksansız yerine getirirler. Görev dışında sürekli ibadet ederler ve Allah’a zikir ve tesbihatta bulunurlar. Ayrıca Hz. Peygamber’e ve müminlere dua ederler.

İnsanoğlu, tamamen melek haline gelemez. Ancak Ramazan Ayında, Allah’ın da lütfuyla bir nevi melekleşme şansı yakalamaktadır. Şimdi bunları kısa örnek ve benzetmelerle anlatmaya çalışalım.

Melekler, hiçbir zaman yemez, içmez ve şehevi isteklerde bulunmazlar. Müminler ise, Ramazan Ayında imsak vaktinden, iftara kadar bir şey yemez, içmez ve cinsel isteklerde bulunmazlar. Yani günün yarısında da olsa, meleklere benzer bir davranış sergilemektedirler.

Melekler, kavga etmez ve kötü söz söylemezler. Oruçlu insanlar da Peygamberimizin (s) “Size birisi sataşır, kavga çıkarmak isterse, siz ona uymayın, cevap da vermeyin. İlla cevap vermek gerekirse, ben oruçluyum deyin” hadisine uyar, kötü sözden ve kavgadan uzak durur. Bu yönüyle de müminler melekler gibi davranmış olurlar.

Melekler günah işlemezler. Oruç tutanlar da elle, ayakla, gözle yapılacak her türlü günahtan sakınırlar. Bütün organlarına da oruç tutturmaya gayret ederler. Cenabı Allah’ın da affetmesiyle, Ramazanın sonuna doğru günahsız hale gelirler.

Melekler, sürekli olarak Hz. Peygamber’e (s) salatü selam okurlar, müminler için de hep dua ederler. Oruçlu insanlar da Peygamber Efendimize (s) salatü selamı daha da artırırlar. Dualarında anne, baba ve diğer mümin kardeşlerini de unutmazlar. Bu bakımdan da Ramazan boyunca melekler gibi davranmış olurlar.

Ramazan Ayı, manevi kirlerden ve günahlardan temizlenme ayıdır. “Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azat olmaktır.” hadisi ile, “inanç ve ümitle oruç tutanların geçmiş günahları bağışlanır” hadisi, bizim aklandığımızın delilidir. Fakat bu güzel şansı yakalayanların, Ramazan’dan sonra tekrar aynı hatalara düşmemeye çalışmaları önemlidir. İnsanlar en çok alışık olduğu, hatta ihtiyaç duyduğu yeme ve içme gibi alışkanlıklarını, Ramazan’da bırakabildiğine göre, her zaman yapmadığı hata ve günahları daha kolay bırakabilir ve kendi iyiliği için bırakmalıdır da.

Allah bize her Ramazan bir zarf sunuyor ve içini bizim doldurmamızı istiyor. Zarfın içine ne yazıp koyarsak, bilahare zarf açıldığında içinden, o çıkacaktır. Ramazan’da ne ameller, ibadetler ve iyilikler yaparsak, öbür dünyada karşımıza bunlar çıkacaktır.

Elimize geçen bu Ramazan fırsatını, en güzel şekilde değerlendirme ümidiyle…

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.