Yukarı Çık
‘Amerika, Rusya’yı Altınova’dan dinledi’
9 Ağustos 2017 Çarşamba 15:38:15
203 kez okundu.

Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük’ten çarpıcı açıklamalar:

 

 

 

‘Türk-Amerikan İlişkilerinin Altınova Arkeolojisine Yansımaları’ konulu bir sunum gerçekleştiren Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’nın Rusya’yı Altınova’da kurulan üsten dinlediğini söyledi.

 

Haber / Ebru HASBULAT

 

Altınova Arkeolojisine Yansımaları’ konulu bir sunum yapan Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, önemli, tarihi bilgileri kamuoyuyla paylaştı.

Sovyet Astronot Yürü Gagarin’in uzaya gittiğini dünyada ilk öğrenen yerin Altınova olduğunu dile getiren Rıdvan Gölcük, “Altınova’dan da bu bilgi Amerika’ya gitti. Amerika Rusya’yı Altınova’dan an ve an dinliyordu. Kayıtlarda Stalin’in an ve an konuşması var. Stalin’in, ‘Amerikalılar bizi nasıl dinler’ diye çıldırdığı anlar var” diye konuştu.

‘KURULMA NEDENİ SOVYETLERİ DİNLEME’.

Gölcük, “Altınova’daki bu üstün kurulmasının tek amacı burada bulunan ElephantCage denilen fil çanağıydı. Bu üstün kurulmasının tek amacı o çanaktı. O çanakla Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği’ni dinliyordu. Üssün amacı dinleme yapmaktı. Peki, bu üstte neler dinlediler? Yıl 1961, 12 Nisan sabah 9’u 7 geçiyor. Dakikasına kadar biliyoruz, çünkü kayıt altına alındı. Sovyetler Birliği uzaya ilk insanı gönderiyor, Yürü Gagarin. Ve bunun dünyada ilk öğrenildiği yer Altınova. Yürü Gagarin’in uzaya gittiğinin öğrenildiği ilk nokta burası. Bunu Sovyetler Birliği biliyor. İkincisi de Altınova biliyor. Altınova’dan da Amerika öğreniyor. Müthiş önemli bir üsttü buradaki üs” şeklinde konuştu.

2014 YILINDA ÇIKAN GERÇEK.

Kocaeli Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, sözlerini şöyle sürdürdü: “2014 yılında bir Amerikalı, Washington Büyükelçiliği’ne gitti ve dedi ki, ‘Ben yaşlı babamı kaldırdım evine götürdüm. Onun evini düzenledim. Evinden de 2 tane anfora çıktı. Benim babam -60’larda Karamürsel’de, Altınova’da askerdi. Bunları da oradan getirmiş. Hikaye 2014’te ortaya çıkıyor.

TAM LAGÜNÜN İÇİNDE

Biz orayı bugün lagün, göl olarak biliyoruz ama orası geçmişte bir göl değildi. Orası aslında bir koy ve liman yapılması sırasında ağzı mendirekle kapatılıyor, bu sefer içeride su devir daimi zorlaşıyor ve dolayısıyla akarsuyla birlikte içeride bir mil birikiyor. Ve sonradan göle dönüşüyor. Aslında Helenapolis Antik Kenti’nin limanı tam da burası. Yani Amerikalı askerlerin, tesislerin bulunduğu nokta tam da bu tarihi nokta üzerindeydi. Ve yüzey araştırmaları sırasında Helenapolis Antik Kenti’nin ilk yazıtı da bir mezar kitabesinden küçük bir parça bulduk. Bu sadece yüzey gözlemi sırasında bulduğumuz kalıntılardan birisi. Tam da lagünün içinde bulduk.

NEREDEN NEREYE.

Altınova Belediye Başkanımız sağ olsun böyle bir araştırma içerisine girince biz de O’nu destekleyebilmek amacıyla dedik ki; geçmişte biliyoruz ki Altınova Kocaeli’ne bağlıydı. Envanter fişlerimizde araştırma yapmaya başladık. 6 tane anfora diyor ki; geldiği yer Karamürsel Askeri Üssü. Geldiği tarih 1975 yılının 10’uncu ayı. Peki, geldiği tarihin ne önemi var? Üstlerin kapatılma tarihinden 15 gün sonra, Türkler üsse girdikten 15 gün sonra müzeye bir telefon geliyor ve 6 tane anfora bulunduğu bildiriliyor. Yani Kıbrıs çıkarmasından bakın hikaye nereye geldi. Eğer Kıbrıs çıkarması olmasaydı, Amerika’nın ambargosu olmasaydı ve biz üsleri boşaltın kararını almasaydık bunlar da bugün belki Amerika’daydı. Bu bizim kanaatimiz değil, geçmişte yanan örnekleri biliyoruz.

ALTINOVA’NIN SINIRINI AŞACAK.

Özetle şunu söylemek istiyorum. Altınova, yerleşim birimi olarak küçük bir ilçe olarak gözükebilir. Ama Altınova’nın dünyaya anlatacağı çok hikâyesi var ve bunlar bilinmiyor. Bakın Sovyetler Birliği buradan dinleniyor. Müthiş bir şey bu. Stalin’in an ve an konuşması var, ‘Amerikalılar bizi nasıl dinler’ diye çıldırdığı anlar var. Burada dinleniyor. Hemen burnumuzun dibinde dinleniyor.

Özetle Altınova’nın hikâyesi parlatılmayı, pazarlanmayı çok hak ediyor.

Bu konuda şanslıyız, sağ olsun Başkanımızın büyük girişimleri var. İnşallah Altınova sayesinde güzel bir müzeye, güzel bir tarihi alana kavuşacak ve bu hikâyeler Altınova’nın sınırını aşacak, bu ilin sınırlarını aşacak, ülkenin sınırlarını aşacak. Ve ben inanıyorum ki, sadece bu anlattığım hikâyeleri görmek için insanlar buraya gelecekler. Böyle önemli bir toprak üstündeyiz.”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.