Yukarı Çık
Türk Eğitim-Sen öncelikli taleplerini açıkladı
30 Temmuz 2021 Cuma 14:10:17
251 kez okundu.
Başkanı Mustafa Deviren, “Türk Eğitim Sen olarak toplu sözleşme masasına taşıyacağımız talepleri her gün o masaya oturana kadar her bir talebimizi gündemde tutmaya devam edeceğiz” dedi.


 

 

 

Haber / Büşra GÜNDÜZ

 

Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen Başkanı Mustafa Deviren, “2 Ağustos tarihine sayılı günler kala toplu sözleşme masasında Türk Eğitim Sen olarak sunacağımız talepleri açıkladık. Bilindiği gibi toplu sözleme masasında kamu çalışanlarının çözülmesi gereken birçok sorunu var” diye konuştu.

Deviren’in yazılı açıklaması şöyle: “Türk Eğitim Sen olarak toplu sözleşme masasına taşıyacağımız talepleri her gün o masaya oturana kadar her bir talebimizi gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Bilindiği gibi, Türk Eğitim-Sen olarak yardımcı hizmetler sınıfında görev yapanlar ve idari personelin sorunları ile ilgili sorunları hakkında her türlü gelişmeye müdahil olmaktayız. Yardımcı hizmetler sınıfına tabi personelin sorunları kapanmayan yara haline gelmiştir. 

Sendika olarak yıllardır yardımcı hizmetler sınıfının sorunlarını dile getiriyoruz. Bu amaçla da Hizmetliler Kurultayı gerçekleştirdik. Bu ülkede hizmetliler için kurultay yapan tek sendika Türk Eğitim-Sen’dir. MEB bünyesinde çalışan yardımcı hizmetler personeli ile ilgili anket çalışması yaptık. ‘Eğitimin Görünmeyen Kahramanları Hizmetliler’ adı altında yaptığımız çalışmaları içeren kitap bastırdık. Her toplu sözleşme döneminde yardımcı hizmetler sınıfının ve idari personelin sorunlarını ve taleplerini masaya getiriyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin bir defaya mahsus olmak üzere genel idari hizmetler sınıfına alınmasına yönelik dilekçe kampanyası düzenledik. Şu an yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan ancak çalışırken öğrenimini devam ettiren ve yüksekokul, üniversite, yüksek lisansını bitiren arkadaşlarımızın eğitimlerine uygun memur kadrolarına atanması için bir irade ortaya koyuyoruz. Yardımcı hizmetler sınıfının ek göstergeden yararlanması için her türlü girişimde bulunuyoruz. 

Yardımcı hizmetler sınıfında çalışan personel bir defaya mahsus olmak üzere sınavsız GİH sınıfına geçirilmelidir..

Diğer bir konu; 6764 Sayılı MEB’in Teşkilat Merkezleri ve Görevleri Hakkındaki KHK ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince 2175 maarif müfettişi arasından mülakatla 500 kişi seçilmiş ve bunlar MEB Merkez Teşkilatı bünyesine alınmıştır. Mevcut müfettiş sayısı ile birlikte tam manasıyla yerine getirilemeyen denetim işlerinin daha da kötüye gideceği açıktır. Bu nedenle 2175 maarif müfettişinin tamamı Bakanlık bünyesinde istihdam edilmeli ve Bakanlık müfettiş sayısı 3000’e çıkarılmalıdır. Ayrıca maarif müfettişleri arasındaki özlük hakları farklılıkları da ortadan kaldırılmalıdır.  

Türk Eğitim-Sen olarak toplu sözleşme masasında ele alacağımız bir diğer önemli husus ise tüm öğretmenlerin maaş karşılığı ders saatlerinin 15 saate eşitlenmesidir. Farklı branşlarda görev yapan öğretmenlerin maaş karşılıklarının eşitlenerek adaletsizliğin giderilmesi gerekmektedir. Bugüne kadar farklı platformlarda defalarca dile getirdiğimiz, ancak bugüne kadar yapılmayan farklı alanlar ve branşlardaki öğretmenlerin maaş karşılıklarının eşitlenmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere, Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan öğretmenlerin maaş karşılıkları arasında farklılıklar bulunmaktadır. Maaş karşılıkları arasında ki bu farklılıkların ortadan kaldırılarak, maaş karşılıklarının eşitlenmesi talepleri bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nca yerine getirilmemiştir. Türk Eğitim Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılar göndererek, dilekçe kampanyaları düzenleyerek, afiş ve broşür hazırlayarak öğretmenlerin branş ayrımı gözetilmeden maaş karşılıklarının eşitlenmesini talep etmiştik.

Öğretmenler arasında maaş karşılığı okutulacak ders saatleri arasında yapılan bu ayrım Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi hakkaniyet yönünden de kabulü mümkün değildir.  Bu noktada tüm öğretmenlerin maaş karşılığı ders saatleri 15 saate eşitlenmesi ile ilgili talebimiz şu şekildedir: 

Branş öğretmenleriyle, sınıf ve diğer meslek dersi öğretmenlerinin maaş karşılığı girmek zorunda oldukları ders saatleri Türk Eğitim-Sen’in teklifi doğrultusunda alınan 19. MEB Şurası kararı çerçevesinde 15 saat olarak eşitlenmelidir.

Türk Eğitim-Sen olarak 2022 ve 2023 yılı toplu sözleşme kapsamında üniversite idari personelinin karşılaştığı nakil sorunları ve taleplerini de gündeme taşıyoruz. Bilindiği gibi üniversitelerde görev yapan idari personel, kurumlar arası nakil geçişlerinde zorluklar yaşamaktadır. Nakil durumları açısından diğer memurlardan farklı uygulamalara maruz kalan üniversitelerde görev yapan idari personel bu yönüyle büyük mağduriyetler yaşamaktadır.

Üniversitelerde çalışan idari personelin başka üniversitelere hiçbir şekilde yer değiştirme hakları yoktur. Özür durumu, eş durumu vb. mazeret nedenleri dikkate alınmamaktadır. Bu durum sosyal devlet anlayışına, Anayasa’nın “Aile bütünlüğünün korunması” hususundaki 41. maddesine aykırıdır.

Öte yandan, yer değiştirme talebi olan ve muvafakat için kurumu ile sorun yaşayan personele yapılan keyfi uygulamalar da çalışanlar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına neden olabilmektedir. Mobbinge maruz kalan üniversite çalışanları verimli ve kaliteli iş üretememektedir. Türk Eğitim Sen olarak üniversite idari personelinin sorun ve beklentilerine yönelik taleplerimiz şu şekildedir:

Üniversitelerde görev yapan idari personellere, üniversiteler arasında nakil ve becayiş (Karşılıklı yer değiştirme) yapabilme hakkı tanınmalıdır.

Üniversitelerde çalışan memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tâbi olarak çalışan kamu personelleridir. Ancak üniversitelerin kendilerine özgü hususiyetleri nedeniyle memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre kendileriyle eş değer memurların yararlandığı haklardan mahrum kalmaktadır.

Bu hak mahrumiyetlerinin başında yer değiştirme,  tayin ve nakil iş ve işlemleri gelmektedir. Her bir üniversitenin merkez ve taşra teşkilatı olmadığından yani sadece bulundukları illerde bağlı birimlerinin bulunması sebebi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak çalışan hiçbir memurun “özür durumu, sağlık durumu, eş durumu vb.” sebepler ile yer değiştirme ve tayin işlemleri yapılamamaktadır. Bu tür kurumlar için çalışan personellerin yer değiştirmelerine imkân sağlayan tek hukuki düzenleme “kurumlar arası nakil” olarak görülmektedir. Fakat nakil işlemlerinde de personel öncelikle kendisini talep edecek kurum aramak zorunda kalmaktadır. Nakil olmak isteyen bir memur bir kurum bulduğu taktirde de kendi üniversitesinden “muvafakat” almak mecburiyetindedir. Ancak bu muvafakat her zaman verilmediğinden birçok memur mağdur olmaktadır.

Bu durum çalışan personellerin; özür durumu, sağlık durumu, eş durumu vb. nedenlerle yer değiştirme yapamamaları neticesinde aile bütünlüğünün parçalanmasına, var olan sağlık sorunlarının düzenli tedavi imkânı olmadığı için daha da artmasına ve ilerlemesine, personelin çalışma performans ve kalitesinde düşüşe, yer değiştirme talebi olan ve muvafakat için kurumu ile sorun yaşayan personele yapılan keyfi uygulamalar ile psikolojik baskı oluşmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, çalışan personelin diğer üniversitelere geçebilmesi isteğe bağlı ve özürleri varsa bu özürlerine binaen diğer üniversitelere geçişine imkan sağlayacak şekilde YÖK koordinatörlüğünde bir yönetmelik çıkarılmalı ve yine üniversitelerde görev yapan personelin karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkı da bu yönetmelikte düzenlenmelidir.

2022-2023 yıllarını kapsayan 6. dönem toplu sözleşme taleplerimiz arasında tüm sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi öncelikli taleplerimizdendir.

Aynı işi yapan kamu çalışanlarının farklı statülerde istihdam edilmesine son verilmeli tüm sözleşmeliler kadroya geçirilmelidir. Özellikle sözleşmeli öğretmenlerimiz tayin noktasında ciddi sorunlar yaşamaktadır. 3 yıl sözleşmelilik süresi dolmadan tayin hakkı isteyememekte, bu da onların aile bütünlüklerini zedelemektedir. Çocuklarından, eşlerinden ayrı yaşamak zorunda bırakılan, onlara hasret kalan öğretmenlerimiz 3 yıl boyunca çile çeker gibi aile hasreti çekmektedir. Üstelik süresi dolduğunda tayin hakkına sahip olsalar dahi istedikleri yerde kontenjan doluysa yine süresiz şekilde beklemek zorunda kalmaktadır. Bu yüzden 2 Ağustos tarihinde yapılacak Toplu Sözleşmede Hükümet bir adım atmalı ve tüm sözleşmelileri kadroya almalıdır. 

1- Tüm sözleşmeli personel kadrolu personel pozisyonuna geçirilmelidir.

2- Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelin farklı mevzuatlara tabi olması nedeniyle meydana gelen mali, sosyal ve özlük haklardaki farklılıkları gidermek ve kadrolu çalışanlarla eşitlemek amacı ile yasal düzenleme yapılmalıdır.

3- Sırası ile 4/C’de çalışırken 4/B’ ye ve 4/A’ ya geçirilen ve genel bütçeden maaş almayan kamu kurumlarındaki personelin ‘ortak bütçeden maaş alabilmeleri’ için düzenlemeler yapılmalıdır.

4- 4/B’li personellerin ek ödeme tutarları emsali kadrolarda çalışanlar ile aynı tutarda olacak şekilde artırılmalıdır.

5- 4/B’li personellerin hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin b fıkrasındaki ‘5510 sayılı kanun hükümleri uyarınca yaşlılık ve malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sözleşmesi sona erer’ ifadesinin diğer sözleşmeli çalışanlarda olduğu gibi ‘65 yaşını doldurduğu takdirde emekliliğe hak kazanır’ şeklinde değiştirilmesi gerekmektedir.

6- Kadrolu şoförlere verilen seyyanen görev yolluğunun, 4/B’li personellerden görevlendirme ile şoför kadrosunda çalışanlara da verilmelidir.”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı