Yukarı Çık
‘Net 500 TL ek artış yapılması gerekir’
7 Ocak 2021 Perşembe 13:46:28
961 kez okundu.
HAKSEN İl Başkanı Nilgün Turan Haybek, “Yüzde 7,36 maaş artışı ile memur ve emeklileri fakirleşmeye devam ediyor” dedi.

 

 

Haber \ Büşra GÜNDÜZ

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN) Yalova İl Başkanı Nilgün Turan Haybek, 1 Ocak itibariyle geçerli olmak üzere yapılacak yüzde 7,36 artışla birlikte memur ve emeklilerinin fakirleşmeye devam edeceğini söyledi. Haybek, yapılacak artışın yüzde 4,36 kısmının 2020 yılından kaynaklanan enflasyon alacağı olduğunu, reel olarak yapılan artışın ise yüzde 3 olduğunu belirterek, “Yapılan bu artışla birlikte memur ve emekliler yaşam standardını korumak için borçla yaşamaya devam edecektir” dedi. Memur maaşlarına yapılan artışların hükümetin enflasyon hedeflerine belirlenmesini de eleştiren Haybek, 2020 yılındaki enflasyon hedefinin yüzde 8 olmasına rağmen enflasyonun yüzde 14,6 olarak gerçekleştiğini, memurların hedeflere göre değil hayatın gerçeklerine aile sorumluluklarını yerine getirmek zorunda olduklarını ifade etti. Haybek, memurların esas harcamalarını oluşturan; gıda, kira, ısınma, elektrik, ulaşım, eğitim, sağlık ve temel hizmetlerin yıllık artışının asgari yüzde 30’un üzerinde olduğunu, memurların kayıplarının telafisi ve bir nebze olsun rahat nefes alabilmeleri için seyyanen net 500 TL ek artış yapılması gerektiğini söyledi. Toplu sözleşmelerin memurların hak ve emeğini korumaktan ziyade yasanın usul şartlarını yerine getirmekten öteye geçemediğini iddia eden Haybek, toplu sözleşme masasına oturan sendikaların mücadele etmek yerine masayı terk ederek, 3.5 milyon memur ve 2.4 milyon emeklinin hak ve hukukunu hükümetin belirlediği 6 kişilik hakem kurulunun insafına terk ettiğini dile getirdi. Haybek, şunları ifade etti: “Memur-Sen Genel Başkanı, toplu sözleşmede tek başına imza yetkisi olmasına rağmen yetkili sendika ve konfederasyon olmanın değeri ve öneminin olmadığı gibi yetkili sendikanın üyesi olmanın da önemi ve değerinin olmadığını, söylüyor. Altına imza attığı toplu sözleşmenin sendika üyesi olsun veya olmasın tüm kamu görevlilerini ve emeklileri de kapsadığını göz ardı ederek, diğer sendika üyelerinin kendilerine dayanışma aidatı ödemesini, toplu sözleşme ikramiyesinin ise sadece kendi üyelerine ödenmesini talep ediyor. Her toplu sözleşme öncesi açıkladığı talepleri unutarak, masada hükümetin verdiğine razı olan bir sendikanın kendini sorgulaması gerekirken, diğer sendika üyelerinin aidatından ve toplu sözleşme ikramiyesi adı altında tüm sendika üyelerine üç ayda bir ödenmekte olan 97 TL’den medet umuyor. Yapılan açıklamaların kendi içerisinde çelişkilerle dolu olduğunu görüyoruz. Bir yandan, işyerlerinde sendika üye sayılarını ballandıra ballandıra anlatan, boy boy afişlerle genel yetkili sendika olduklarını ilan edenler, diğer sendikaların üye sayılarıyla adeta dalga geçenler, diğer yandan üye sayılarının hiçbir değerinin olmadığını, söylüyor. Bu açıklamaların altında, yıllardır iktidarın gölgesinde sendikacılık yapmanın ortaya çıkardığı çaresizliği, görüyoruz. Bu durumun, kamu çalışanlarının gözünde her geçen gün değerini yitiren sendikal anlayışlarının bir sonucu olduğunu kabul etmek istemiyorlar. Ancak, mızrak çuvala sığmıyor. Ne aldınız, ne istiyorsunuz? 2015 ve 2017 yıllarında toplu sözleşme masasına oturmadan önce ilan ettikleri rakamlar ile masada altına imza attıkları rakamlar arasındaki uçurum içinde bulundukları çaresizliği gözler önüne seriyor. Yıl talep sonuç 2016 % 8+8 - seyyanen 150 TL % 6+5 2017 % 7+7 - seyyanen 100 TL % 3+4 2018 % 10+6 % 4+3,5 2019 % 10+8 % 4+5 Kamu çalışanlarına ve emeklilerine ne aldınız da onlardan dayanışma aidatı istiyorsunuz.”

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı