Yukarı Çık
'AIDS'in yayılımını durdurmak mümkün'
29 Kasım 2019 Cuma 14:50:01
443 kez okundu.

 

Haber / Zeynep TAŞTAN

1 Aralık Dünya AIDS Günü sebebiyle Uzm Dr. Halim Ömer Kaşıkçı, bazı açıklamalarda bulundu. AIDS yayılımının durdurmanın mümkün olduğunu söyleyen İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halim Ömer Kaşıkçı, "HİV (Human İmmundeficiency Virus), Türkçe’de 'insan bağışık yetmezlik virüsü' olarak adlandırılan bir virüstür. AİDS ise İngilizce Acquired İmmune Deficiency Syndrome kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş olup Edinilmiş Bağışık Yetmezlik Sendromu anlamına gelir. AİDS, HİV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. HİV bağışıklık sistemine yavaş yavaş nüfuz ederek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini yok eder ve bireyi çeşitli hastalıklara karşı korumasız hale getirerek sonunda ölümüne sebebiyet verir. AİDS, HİV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve bu süreçte ölümcül enfeksiyonlara ve kanserlere sıklıkla rastlanır. Gösterilen tüm çabalara rağmen AİDS'in yayılımı sürmektedir. Bütün ülkelerde görülen ve yayılmaya devam eden hastalığın henüz kesin tedavisi ya da aşısı bulunamamıştır. Bu nedenle AİDS'le mücadelede bireylerde ve toplumda korunmaya ilişkin olumlu davranışların geliştirilmesi için yoğun çaba sarf edilmektedir. Ancak kişi ve toplumda istenilen davranış değişikliğinin gelişmesi uzun yıllar alabilmektedir. HIV bulaşıcılığı, üst düzeyde olan bir virüs olmamasına rağmen, mutlaka korunulması gereken bir virüstür. HİV'in başlıca üç bulaşma yolu vardır. Bunlardan birincisi korunmasız cinsel ilişkidir. HİV'in en yaygın bulaşma şekli budur. Her tip korunmasız cinsel ilişki ile HİV ve diğer cinsel yol ile bulaşabilen enfeksiyonlar bulaşabilmektedir. İkinci bulaşma yolu kan ve kan ürünleri ile olan bulaşma türüdür. İçinde virüs bulunan kan veya kan ürünlerinin nakli veya doku ve organ nakilleriyle bulaşma olabilmektedir. Ortak enjektör kullanımı kan alışverişine neden olabileceğinden geçiş yoludur. Üçüncü bulaş yolu olarak anneden bebeğe olan bulaşıcılığı söyleyebiliriz. HİV gebelik süresince, doğum sırasında ve emzirme ile bebeğe geçebilmektedir. Aslında HİV sanıldığı kadar bulaşıcı değildir. HİV sosyal ilişkilerle, öpüşmekle, sarılmakla, aynı ortamda bulunmakla, aynı çatal kaşığı kullanmakla, aynı havuzda yüzmekle, aynı tuvaleti kullanmakla, sivrisinek ısırmasıyla bulaşmaz. HİV pozitif kişilerin öksürük, aksırık, tükürük, ter ve idrarlarının bulaştırıcı olmadıkları bilinmektedir. HİV bulaştığı insanın vücudunda yıllarca belirti vermeden kalabilir. Kişi, virüsü cinsel yolla almışsa ortalama 8-10 yıl, kan yoluyla almışsa 5 ay-2 yıl şikayeti olmayabilir. Ancak kişi virüsü aldığı andan itibaren başkalarına bulaştırabilmektedir. Sonuçta birden fazla hastalık ve kanserin ortaya çıkması ile AİDS oluşur. Vücut direnci zayıflayan hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, Pamukçuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları, fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar. AİDS ile mücadelenin temelini koruyucu önlemler oluşturmaktadır. Dünyada ve ülkemizde, halen en yaygın bulaşma yolu cinsel ilişki olan AİDS'e karşı toplumun korunması ve enfekte kişilere sosyal destek sağlanması yönünde halkın bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bulaşmanın sadece belirli yollarla olması nedeniyle koruyucu önlemler alınması ve halkın eğitimi ile AIDS'in yayılımını durdurmak mümkün olacaktır" ifadelerine yer verdi.

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı