Yukarı Çık
'KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR'
25 Kasım 2019 Pazartesi 15:36:35
493 kez okundu.
CHP İl Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü sebebiyle açıklamada bulundu.

 

Haber / Zeynep TAŞTAN

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü sebebiyle açıklamalar yapıldı. İl Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç'ın basın açıklamasına CHP İl Başkanı Nur Koçak, partili kadınlar ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Yalova Şubesi Yönetimi de destek verdi. Meryem Ataç, açıklamasında, "Bundan tam 59 yıl önce Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı özgürlük ve hak mücadelesi veren Mirabel Kız Kardeşler, yönetimin askerleri tarafından tecavüz edildikten sonra katledildiler. 1981 yılında Dominik'te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı'nda 25 Kasım, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü" olarak kabul edildi. Geçen 25 Kasım 'dan bu yana, bu topraklarda kadına yönelik şiddet yine artarak devam etti. Kadınlar, her gün şiddete, tacize ya da tecavüze uğradı. 2019'un ilk on ayında 383 kadın öldürüldü. Bunlar sadece medyaya yansıyanlar. Cinayetler kadınların en yakınları tarafından işlendi" sözlerine yer verdi.

'Kadın cinayetleri politiktir'..

"Bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürdü. Yani Devlet kadını korumadı. İşte bu yüzden kadın cinayetleri politiktir" diyen Ataç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biliyoruz ki, onlar eşit değilsiniz dedikçe kız kardeşlerimiz öldürülüyor. Onlar, eşit değilsiniz dedikçe kazanımlarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Onlar eşit değilsiniz dedikçe emeğimiz yağmalanıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, önümüzdeki günlerde yasalaşması konuşulan yargı paketine göre, nafaka hakkımız kısıtlanmak isteniyor. Amaç, kadının erkeğe bağımlı yaşaması, şiddetin her türlüsüne ses çıkaramaz hale gelmesi. Biz eşitiz. Varız. Uğradığımız şiddete karşı susmayacağız. Bir kişi daha eksilmemek için mücadele edeceğiz ve kazanımlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Geleceğimize ve hayatımıza sahip çıkmak için bir araya geldiğimiz ve şiddetsiz bir memleket hayal ettiğimiz bu günde biz daha çok bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Mirabel kardeşlerden günümüze şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan, kahkahası yasaklanan, emeği değersizleştirilen kısacası şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar için mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Kadına yönelik şiddetin son bulması için 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi'nin tam olarak uygulanmasını, iyi hal indirimlerine son verilmesini, sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını, kadın istihdamı artırmak için güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını, kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini, kadın - erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini, medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz.  Kısacası yaşamak istiyoruz. Evde, sokakta, toplumsal yaşamda bizleri yok saymak için her gün yeni bir saldın ile karşımıza çıkanlar umutlanmasın. Kadınlar dün haklarını almak için nasıl meydanları boş bırakmadılarsa bugün de meydanlarda olacak. Biz, eşitsizliğin fıtratından diyenlere, sokaklarda yürümemizi ve kahkaha atmamızı iffetsizlik sayanlara, uğradığımız taciz ve tecavüzü etek boyumuzla ölçmek isteyenlere, cinsel yönelimlerimize ve kimliğimize göre ölümü reva görenlere, tecavüzde rıza arayanlara karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.  Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamamak için her yolu deneyenler karşılarında dayanışmamızın gücünü bulacak. Biliyoruz yolumuz uzun. Ama inanıyoruz ki mücadeleyi büyüttükçe yarınlarımız daha özgür olacak. Ve bugün 2019'un Türkiye'sinde bütün değerleri ile yağmalanmış bu memlekette, intihar haberlerinin, krizin, savaşın, hayatlarımızı ve haklarımızı hedef alan yasa tasarılarının ve artarak devam eden kadın ölümlerinin ortasında, 25 Kasım'ı Emine Bulut'un son sözleriyle anıyoruz, "ölmek istemiyoruz." Gücümüzü Bolivya'dan, Şili'den, Beyrut 'tan ve Türkiye'nin 81 ilinden alarak haykırıyoruz. Biz kadınlar, içine tıkmaya çalıştığınız kalıplara sığmayacağız. Yaşamımıza ve haklarımıza sahip çıkacağız. Bize biçtiğiniz roller için değil, hak ettiğimiz yaşam için var olmaya devam edeceğiz. Şiddete karşı kararlı duruşumuz, yetecek bu şiddet kültürünü değiştirmeye, yok etmeye."

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Haber Portalı