İbrahim YURDAGÜL


Fatura ağır olacak!

Kişi, eğer iş veya özel hayatında birtakım yanlışlar yapıyor ise, yaptığı yanlışların bedelini kendisi öder, artısı eksisi kendisini bağlar ve sonuçlarına da katlanır..

Ancak kişi, toplumu temsil noktasında ise, sorumlu olduğu kitleler var ise, yaptığı yanlışın bedelini kalabalık bir insan topluluğuna ödetir, fatura hem bu dünyada hem 'asıl olan ebedi yaşamda' çok daha kabarık, çok daha ağır olur..

..................................

Yalova'mız, ısrarla altını çizerek söylüyoruz, çok ciddi bir dönemeçten, çok kritik bir virajdan geçiyor. Yıllar yılı İstanbul'a bağlı bir kasaba iken, bugün, her ne kadar kasaba görünümünden çıkamamış olsa da, bir şehir; Yalova.. Küçük, 'iki oda bir salon' misali, yüzölçümü itibarıyla, nüfusu itibarıyla küçük bir şehir; ama şehir..

Bu şehrin parlamentosu olması gereken il genel meclisinin aylardır içine düştüğü çıkmazı görüyoruz; hala daha başkan Ali mi olsun Veli mi şeklindeki kısır döngünün yaşandığı bir meclis. Bu görüntüdeki bir il genel meclisi, kendi iç çekişmelerinden kurtulacak da 200 bin insanın yaralarına melhem olacak, bu şehrin beldesine, köyüne hizmet götürecek, sorunları çözecek; öyle mi?

Ya şehrin belediye meclisi? Her zaman söylüyoruz, 'Hangi kararı alırsanız alın, önce vicdana ve hukuka uyuyor mu, ona bakacaksınız, ondan sonra parmak kaldıracak, imza atacaksınız.' Ama ne yapılıyor; önce bir karar alınıyor, arkasından alınan karar nasıl yasal prosedüre uydurulur, nasıl vicdanlara anlatılır, kabul ettirilir; böylesi bir garabet ortamı yaratılıyor..

Şehrin istikbalinde büyük önem arzeden konu başlıkları belli; herşey çok açık ve net. Bir; üniversite.. İki; turizm yatırımları.. Üç; tersane bölgesi.. Dört; karbon elyaf üretimi.. Beş; bu yatırımlara paralel kurulacak OSB'ler.. Ve altı.. Körfez köprüsü ve bağlantılı otoyol projesinin tamamlanmasıyla ortaya çıkacak manzara ve buna bağlı alınması gereken önlemler, 1/25 binlik planlamada elzem olan revizeler..

Bunca toplumu ilgilendiren, bugünün 200 bin nüfusunu, yarınların ikiye-üçe katlanacak nüfusunu ilgilendiren konular varken.. Üzerine kafa patlatılması ve altını çizerek söylüyorum, kişisel ve kurumsal menfaatlerin, taleplerin değil, toplumsal beklentilerin ve ihtiyaçların, kamu menfaatlerinin ön planda tutularak atılması gereken ciddi adımlar varken.. Yalova'nın şu içine düşürüldüğü açmaza, acze bir bakar mısınız Allahaşkına?

Kocaeli almış arkasına bakanlarını, vekillerini, bürokrasisini, siyasetini, STK'larını; koşar adım hedefe kilitleniyor..

Bursa ha keza öyle.. İstanbul derseniz, neredeyse ülke nüfusunun dörtte birinin yaşadığı bir metropol, her yönüyle kabuk değiştiriyor, kendini yeniliyor, geleceğe hazırlıyor..

Ama biz..

Ama biz hala daha üç-beş kişinin oyuncağı olmaktan bir adım öteye gidemiyoruz..

...............................

'Fatura ağır olacak' dedik..

Bir fatura olacağı kesin ve bu fatura niçin ağır olacak biliyor musunuz? Çünkü; 200 bin insanın geleceği üzerine, yetişmekte olan çocuklarımızın, gençlerimizin yarınları üzerine sorumluluk taşıyan insanların, tamamen kişisel hırslarla, küçük menfaatlerle, basit hesaplarla zamanı boşa harcamalarının topluma ödettirilen bedeli çok ağır oluyor da o yüzden ödenecek fatura tahmin edilenden çok daha ağır olacak..

Termal gerçeği..

Aldığımız duyumlar ortaya koyuyor ki, deprem sonrası Termal'de inşa ettirilen rehabilitasyon merkezinin Yalova üniversitesine tahsisi, gençliğin kullanımına sunulması ve Termal'imizin üniversite ile entegre olmasının sağlanması noktasında ciddi bir 'direnç' ile karşı karşıyayız.. Hiç arzu etmeyiz, ancak doğruysa; yaşanan gecikmenin, tahsisin zora sokulmasının arkasında ulusal ve uluslararası sermayenin, 'kelepir arsa-arazi peşinde olan' bazı uyanıkların payı olduğu konuşuluyor.. Yalova bir bütün olarak önümüzdeki süreçte bir yerlere gelecekse, bu, Termal'den ayrı olmayacak; olamaz.. Yalova'mızın elbette her bir köşesi önemli, her bir köşesinde yaşayan insanlarımızın yarınları önemli. Ancak, Termal çok farklı bir bölgemiz.. Kaplıcaları ile, doğası ile, turizmi ile ve planlanan turizm yatırımları ile gözbebeğimiz; Termal.. Ve gerek tarihten gelen önemi, gerekse bugüne has stratejik konumu itibarıyla Termal'in hedeflerini doğru belirlemesi lazım..

Birileri, 'yatırım yapacağım', 'sıcak para getireceğim' diye Termal'in ve Yalova'nın geleceğini avuçlarının içinde, iki dudaklarının arasında, Ankara'daki siyasi nüfuzlarının himayesinde görmeye kalkar ise olmaz..

Termal'i Termal yapan değerler ortaya çıkarken ve asırlar boyu korunurken, üç-beş şirketin parasal gücüyle, dayatmasıyla, Ankara'dan bastırmasıyla olmadı bunlar..

Termal; Ata yadigarı..

Termal; Cumhuriyetimizin temel kurumlarının temelinin atıldığı ilçemiz..

Termal; Sırrı Acar'ımızı bağrından çıkarmış, yetiştirmiş, gözbebeğimiz..

..Ve işte bu Termal, bir taraftan turizm yatırımları ile diğer taraftan üniversite yatırımları ile donanırken, belirleyici olan kamu vicdanı olacak, yasalar olacak, Termal'in kendine has konumu ve yapısı olacak.. Ama asla cebine üç kuruşu koyup 'Termal'de istediğim gibi at koştururum' diyen yerli ve yabancı sermayenin taşeronları olmayacak; olmamalı..

Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan  daha iyidir. G.Washington


defa okundu.
19.02.2012



Copyright © HABERCİ GAZETESİ

İsmet Acar Caddesi 40/A Yalova | Telefon 0.226 814 13 32 - Fax: 0.226 811 03 00
habercigazetesi77@gmail.com